Proje
Nasıl Ortaya Çıktı

Engelli insanlarla birliklikte yaşama teması
ilk kez bir çocuk tiyatrosu projesine dönüştü

PENDİK BELEDİYESİ

Projenin Arka Planı

Farklı Olanla Birlikte Yaşamak

Dünyada 650 milyon engelli birey yaşamaktadır. Bu bireylerin %80’i az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bulunmaktadır.. Eğitim düzeyi düşük toplumlarda engelli oranı daha yüksektir.

Türkiye’de yaşayan 80 milyona yakın insanın %12’si yani 9.8 milyon kişi engelli statüsündedir. Bu durum (istatistiğe elverişli olmayan bazı ülkeler hariç) dünyanın en yoğun engelli/nüfus toplamı oranlarından biridir ve dünya ortalamasının çok üzerindedir. 9 milyon insanı aileleri ile birlikte düşündüğümüzde karşımıza, neredeyse 20 milyon nüfusu ilgilendiren engellilik konusu çıkmaktadır.

Ülkemizde bu kadar engelli varken onları pek de sokakta ve günlük yaşamımızda görememekteyiz. Engelli olan bireyler mi yoksa onlara ‘engel’ olan çevre ve mimari şartlar mı konusu Türkiye’nin çözmesi gereken en önemli konudur. Aslında engelli olan hatalı tasarlanan şehirlerdir. Engellerle kuşatılmış çevre şartlarında yaşamaya çalışma sorununa bir de farklı olanla birlikte yaşama bilincine sahip olmayan kişilerin psikolojik baskıları eklenmektedir. Bunu aşmanın yolu, konuyla ilgili bilinç uyandıracak çalışmalardır.

Her yıl herhangi bir özrü olmamasına rağmen yaşadığı kazalar ve hastalıklar nedeniyle engelli hale gelen bir nüfus vardır. Herkes ertesi güne bir engelli olarak uyanabilir. Başkalarının engelleri ve farklılıkları için mücadele vermemiz, günün birinde engelli duruma düştükten sonra vereceğimiz sınırlı mücadeleden çok daha değerlidir.

Ülkemizde; trafik kazaları, iş kazaları, hastalıklar bilinçsiz üreme nedeniyle yeni engelli bireyler meydana gelmektedir.

Trafik Kazaları

Türkiye’de her yıl ortalama 1.3 milyon adet trafik kazası yaşanmaktadır. Ortalama 10.000 insan ölmekte, 290 bin insan yaralanmakta, yaralananların %10’unda kalıcı engel meydana gelmektedir. Yani her yıl ortalama 30 bin insan trafik kazaları neticesinde engelli olmaktadır.

İş Kazaları

İş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle her yıl yaklaşık 5000 dolayında çalışanımız “engelli” olmaktadır.

Kalıtsal hastalıklar ve akraba evlilikleri

Türkiye’de son 6-7 yılda yapılan çalışmalarla topluma belli ölçüde bilinç kazandırılsa da, kalıtsal kronik hastalık sahipleri ve akrabaların birbiri arasında üremesi toplumda engelli nüfusunun artmasına neden olmaktadır. Sağlık Bağanlığı ve belediyelerin sağlık hizmetlerinin bu konuda aydınlatıcı çalışmaları olmakla birlikte yeterli düzeyde değildir. Toplum kültürel faaliyetlerle aydınlatılmalıdır.

Proje

Türkiye nüfusunun yaklaşık %12 gibi önemli bir oranını oluşturan engellileri günlük hayatımızda çok fazla görememekteyiz. Ya onları farketmiyoruz, ya da onlar sokağa çeşitli baskı ve sorunlar nedeniyle çıkamıyor. Peki onlar sokağa çıkamıyorsa onlarla nasıl birlikte yaşayabiliriz ki? Engelli bir bireyin sokağa çıkamaması şu etkenlerden kaynalanabilir;

- Engelli bir üyesi olan ailenin çocuğunu koruma veya çocuğunun engelinden utanma,

- Çevre ve şehir mimarisindeki engeller,

- Sosyal ve toplumsal baskı,

- İstihdam sorunları, buna bağlı olarak da ‘birey olamayan’ engellilerin yetişmesi,

- Toplumun tüm bu etkenlerle birlikte engellilerin sokağa entegre olmasında gerekli duyarlılığa sahip olmaması yada bu duyarlılığın yaratılmaması.

Yukarıda sıraladığımız etkenlerin hepsi birer akademik araştırma konusu olmakla birlikte ana hatlarıyla hepimizin katkısıyla daha hızlı ve çözüm odaklı bir platforma oturtulabilir.

Uzuvlarında güç kaybı yaşayanların önlerine çıkan engellerle mücadelesini hikayeleştirilerek tiyatro/drama tadında bir dille topluma göstermek insanların ufkunu açacaktır. Böylece umutsuzluğa kapılmış hayatlara nelerin başarılabileceği aktarılabilir. Aynı zamanda da onları anlama çabası gütmeyen insanlarda farkındalık oluşturmak engelliler için yürütülen çalışmalara katkı sağlayacaktır. İBB’nin engelliler konusunda ortaya koyduğu çalışmaların diğer kentlere model olarak gösterilmesi de önemlidir. Böylece çoğu kez engellerden dolayı yok sayılan hayatlara fırsat verildiğinde, aslında üretebilen ve ürettiğini paylaşabilen kişilerin varlığını toplumla paylaşabiliriz.

Unutmamak gerekir ki Stephen Hawking gibi engelli biri uzay bilimleri alanında çığır açabilmiştir. Ray Charles gibi görme engelli biri ise Blues müziğine yeni soluk getirerek kültleşmiştir.

Farklı olanı kabul etmek, onlarla birlikte yaşamak, aklın ve kalbin fiziki özelliklerden daha ön planda olduğunu anlamak ve anlatmak projenin asıl hedefidir. Bu doğrultuda özel olarak hazırlanan oyun 45 dakika sürmektedir.

Araştırma Aşaması

Bu aşamada izleyici öğrencilerle 5-6 sorudan oluşan ve 4 dk sürecek bir röportaj yapılacaktır. Tiyatro oyununun ardından sıcağı sıcağına fikirleri sorulacak ve oyunun etkisi üzerinde araştırmalar yapılacaktır.

Bu söyleyişlerin sonucunda katılımcıların;

- Algılarının ve önyargılarının ne ölçüde değiştiği

- Engellilere yardım etme konusunda heveslerinin oluşup oluşmadığı

- Engellilerin en önemli sorununun ne olduğuna karar verdikleri

- Engellilerin yaşadığı sorunlarla ilgili yapılacak faaliyetlerde nasıl yer almak isteyeceği

gibi konular aydınlatılacaktır.