Neden Tiyatro

Tiyatral Sanatlar Akademisi Vakfı, tiyatral sanatlar alanında eğitim faaliyetlerine odaklanan Türkiye'nin ilk vakıf oluşumudur.

Neden Tiyatro

Tiyatro yüz yıllardır toplumsal yozlaşmayı engellemek için bir çaba sarfeder, izleyicilerin zihnini ve motivasyonunu ayakta tutar. Pek çok yönüyle yanlışın eleştirisidir. Politikalar, savaşlar, değerlerin kaybı, manevi çöküş ve kültürel yozlaşmaya karşı bir duruş olagelmiştir.

Günümüzde tiyatro denildiğinde akla oyunculuk, tiyatrocu denildiğinde ise aktör ve aktirisler gelir. Ancak tiyatro; yazarlık, sahne tasarımı, kostüm tasarımı, ses ve ışık tasarımı, dramaturgi ve oyunculuk gibi karmaşık alt dallarla bir bütündür.

Vakıf düşüncesinin doğuşu
Türkiye’de tiyatro alanında bir vakıf kurma düşüncesi için bizi tetikleyen üç ana nokta vardı. Bunlardan birincisi Türk Tiyatrosu’na nitelikli insan gücü kazandırma fikriydi. Türkiye’de tiyatro denildiğinde akla sadece oyuncuların gelmesi, ‘tiyatrocu’ kavramıyla da sadece aktör ve aktrislerin kastedilmesi üzücüydü. Tiyatro komplike bir çok alt dalın bir bütünüydü ve her dalda nitelikli insana ihtiyaç vardı. Oyuncuların yanı sıra rejisörler, tiyatro tasarımcıları, metin yazarları yani tiyatroyu besleyen tüm alt dallarda yetişmiş, yaptığı işi öz mesleği olarak kabul edecek insana ihtiyaç vardı.

İkinci unsur Türk Tiyatrosu’nun prodüksiyon kalitesi olarak Batı ve Dünya standartlarının biraz gerisinde kalmış olmasıydı. Gelişen teknolojiye ayak uyduramama, yapılan yeni salonların maddi imkansızlıklar yüzünden yetersiz planlanması, özel tiyatroların ayakta kalabilmesi için dekor ve kostümden feragat etmesi ve tv-sinema sektörünün daha çekici hale gelmesi gibi nedenler yüzünden tiyatro sanatı ‘yatırım yapılabilir’ olarak değerlendirilmiyordu. Sadece tiyatro ve alt dallarına odaklanacak uzun vadeli bir vakıf düşüncesi belki de tiyatroya olan ilgiyi artıracak, benzer kurumların çoğalması için örnek teşkil edecekti.

Üçüncü unsur ise tiyatro alanındaki yerli metin sıkıntısıydı. Türkiye'de en çok izlenen tiyatro oyunlarının ezici bir çoğunluğu yabancı metinlerden uyarlamaydı. Toplumumuzla buluşmayan tarafları vardı. Kendi hikayemizi anlatabilir, kendi tarihsel ve toplumsal dönüm noktalarımıza temas edebilir, kültürel ve toplumsal dinamiklerimize ayna tutacak oyunlar sahneleyebilirdik. Tiyatronun asli görevi de bize göre buydu. Toplumumuzda bozunuma uğrayan, kabuk değiştiren, içeriği dönüşen bir takım değerleri tiyatro sanatının yardımıyla özüne döndürme düşüncesi sadece bir çaba olarak bile değerliydi. Bize özgü olanı yazabilir, uyarlayabilir, sahneleyebilir ve toplumla buluşturabilirdik.

Sanatın bir perspektif sunduğuna inandık. Vakfın öncülük etmek istediği perspektifin ise değerleri kucaklayıcı ve farklılıkları kabul edici bakış açısı olması gerektiğine karar kıldık. Dünyada bir toplumun ilerleyişi ve medeniyet seviyesi nitelikli sanat eserleri ile ölçülmekteydi. 92 yıllık Cumhuriyet tarihimizde Tiyatral Sanatlar konusunda yeni söz söyleme hevesinde yeterli kuruluşun olmaması ve Tiyatro sanatının kendini sürekli tekrar etmesi üretkenliğimizin önünde bir engeldi. Bunu aşmanın yolu ise yenilikçi bir bakış açısıydı. Tiyatral sanatların ileri taşınması konusunda mevcut tüm çabaları kıymetli bulan Tiyatral Sanatlar Akademisi Vakfı ekibi, Türk Tiyatrosu’nun sorunlarını analiz ettiğinde bu çabaların ötesine geçilmesi gerektiğini görmüş ve harekete geçmişti.

Sanatın bir perspektif sunduğuna inandık. Vakfın öncülük etmek istediği perspektifin ise değerleri kucaklayıcı ve farklılıkları kabul edici bakış açısı olması gerektiğini düşündük.

Türkiye'de en çok izlenen tiyatro oyunlarının ezici çoğunluğu yabancı metinlerden uyarlamadır. Oysa ki kendi hikayemizi anlatabilir, kendi tarihsel ve toplumsal dönüm noktalarımıza temas edebilir, kültürel ve toplumsal dinamiklerimize ayna tutacak oyunlar sahneleyebiliriz.

Eğitim Anlayışımız

Akademimizde, Cumhuriyet sonrası modern batı tiyatrosu çizgisine oturan Türk Tiyatrosu’nun yetişmiş insan sorununu, geleneksel doğu tiyatrosuna da sırtını dönmeden çözebilme kabiliyetine kavuşmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda öğrenci kitlesine estetik, sanatsal, düşünsel, akademik ve entelektüel bir alt yapı kazandırmayı amaçlıyoruz. Sağlam bir temel üzerine branşlaşmaya gidilmesi, öğrencilerin tercihleri ve yetenekleri doğrultusunda, birikimli bir kadro tarafından eğitilmesi son derece önemlidir. Ezberci ve dayatılmış olan klişe metodlardan uzak, teori ve pratiği birlikte yürüten başarıya odaklanmış sanatçılar yetiştirmek ana yaklaşımımızdır.

Soran ve sorgulayan bir anlayışla eğitime tabi tutulacak olan öğrenciler, yeteneklerinin şekillendiğini ve parlamaya başladıklarını fark etmeleriyle birlikte başarı grafiklerini yükseltecek, alkışa hazır hale geleceklerdir. Sanat icra etmenin yanı sıra Tiyatro’nun mevcut sorunlarına da çözümler getirme konusunda bilinçli bir nesil yetiştirmek, sorunlarla boğuşmak zorunda kalan bu sanat dalının sonunda verdiği savaşı kaybetmesi yerine tam aksine problemlerin üstüne gidebilme yeteneğine sahip kadrolarıyla özgürleşmesine en önemli katkıyı sağlayacaktır.