06 Şubat 2018
23:45

TİYATRO ÜZERİNE

Yaratıcı yazarlığa adım atanların duymaktan usandığı 7 cümle

Yaratıcı yazarlığa ilgi duyan ve eğitimini almak isteyen biri için, yazarlığa inanmayan kişilerden gelen çok sayıda yorum gelecekteki hayatı şekillendirme konusunda bir takım etkilere neden olabilir. Bu yorumların büyük bir bölümü heves kırıcı niteliktedir. Ama yaratıcı yazarlar şöyle düşünür: Kafamın içinde dönüp duran onca hikayeye, koşturan karakterlere bir de bu heves kırıcı cümlelerin eklenmemesi için ya destek olun ya da sonsuza kadar susun!

Yazarlık eğitimine başlama kararı almak başlı başına bir cesaret işiyken yol üstünde çıkan bir çok engel insanın hevesini kırabilir. Bu yolda ısrarcı olmak, çalışmak ve sürekli üretmek, yılmadan hedefe doğru ilerlemek iyi gelecektir.

Yaratıcı yazarları hayattan soğutan 7 cümle

Yazarlığın baby boomer’lar yani ‘ihtiyar kuşak’ tarafından bir meslek olarak kabul edilebilmesi çok güç ve onların yeni çağın yeni şartlarına adapte olmasını beklemek de yorucu. X kuşağı her ne kadar bu yeniliklere adapte olmaya çalışsa da bağımsızlığına düşkün, sürekli üretmek isteyen, kurallardan hoşlanmayan, farklı görüşlere açık olan Y kuşağının istekleri ve hırslarının önünde duramıyor. Onları, yaratıcılıklarını en olumlu şekilde kullanabilecekleri alanlara ve alanlarının profesyonel isimlerine teslim etmek belki de en doğrusu. Popüler blog yazarlarının önce sosyal medya fenomenlerine ardından kitap, sinema ve dizi yazarlarına dönüştüğü bu hızlı üretim ve tüketim devrinde yazarlık ve içerik üretimi müthiş bir önem kazanmış durumda. Yetenekli yaratıcı yazarların hevesini kırmadan, onları cesaretlendirerek yürüdükleri yolda destek olmak gerekiyor. Fakat bu yola yeni çıkan herkes benzer cümleleri bir şekilde duyuyor. 

1. ‘Çok şanslı olmadığın sürece oyun yazarlığından para kazanamazsın.’

Şans mı? Gerçekten herşeyin böyle yürüdüğüne mi inanılıyor? Oysa ki yazarlığın içinde çokça yetenek, bir tutam yaratıcı beyin tozu ve iki kaşık da dile hakimiyet olduğu düşünülmeli. Kitaplar şans eseri yayınlanmaz. Özellikle de romanlar, inandırıcı karakterleri ve muhteşem dünyaları nasıl kuracağınız ve tüm kurguladığınız evreni nasıl kullanacağınız önemlidir. Hele ki tiyatro metinleri. İşin içine bir de sahne ambiyansını, müziği, ışığı ve hissiyatı katmanız gerekir. Yazarlık sonradan öğrenilmez ama sonradan öğrenilen her teknik saf yeteneği besler ve geliştirir. Yeni ufuklar açar. Şans faktörü yeteneğin yanında sadece küçük bir değişkendir. Azim ve üreticilik ise ‘şans’ınızı artırır!

2. ‘Neyse hiçbir şey olamazsan eğitmen olursun’

İşte orda durun bakalım! Öncelikle yazarlığa adım atmış olmak bu işin eğitimini de vermek anlamına gelmiyor. Bir yazarın önünde mükemmel bir kariyer durur aslında; sinema senaryosu yazarlığı, oyun yazarlığı, gazetecilik, yaratıcı içerik üretimi. Her biri birbirinden heyecan verici alanlar! Ama çevrenizdeki inançsız kişiler maddi kaygılarla sizi yönlendirmeye çalışır. Eğitim aldıysan eğitim de verebilirsin diye düşünür! Dönüp şunu söyleyin: Eğitmenlik hiçbir şey olamamış birinin tutunacağı son dal değildir! O kutsal bir meslektir. Biraz şoka uğradıktan sonra yanınızdan ayrılacaklardır!

3. ‘Bak benim de harika bir hikaye fikrim var.’

Eminiz öyledir! Herkes bazen aklına gelen fikrin çok iyi olduğunu düşünebilir. Ama bu harika fikirlerin binde dokuz yüz doksan dokuzu hayata geçirilmiştir. Harika fikir sahiplerinin araştırmak gibi bir derdi olmaz, yazarların aklına gelen ilk şeyi yazdığını düşünür. Hayır, yazarlar okur, araştırır, fikrinin kök salması için karakterlerini ilmek ilmek işler ve geliştirir, hikayesine her an yeni bir hayat katacak ilginç olaylar ekler durur. Aklınıza gelen fikirler sizin olsun! Yazarımıza ‘şans’ tanıyın ve ona güvenin, kendi hikayesini kusursuz bir şekilde yazmasını bekleyin!

4. ‘Hadi şu karakterlerden birini de beni düşünerek yaz.’

Zaten yazarımız da sipariş usulüyle, hiçbir kurgu ve bağlantı olmadan rastgele karakterler serpiştiriyordu hikayesine. Evet oyun yazıyor olabilir ama yaptığı iş bir oyun değil! Bunu ne zaman anlayacaksınız?

5. ‘Önce işletme bölümüne gir hayatını garantiye al, yazarlığa sonra hobi olarak devam edersin.’

Babanız favori mesleği işletmecilik üzerine bir kaç cümle söyler, anneniz de ‘çağın’ en geçerli işi avukatlık diyebilir. Sonra çaylarından birer yudum daha alıp kaldıkları yerden izledikleri diziye devam ederler. Ardından da en sevdikleri oyuncunun filmi vardır, onu bekleyeceklerdir. Hiç düşünmezler o dizileri ve filmleri kim yazıyor diye. Onlara söyleyin, yazarlık da profesyonel bir meslek, bir okulu var, metodu var, en az işletme kadar karmaşık ve en az hukuk kadar teorik! Ve her insan öncelikle sevdiği işi yapmalı. Para kazanmak için mutsuz bir hayat sürmeye mahkum olmamalı!

6. ‘Tamam yazıyorsun falan ama asıl mesleğin nedir?’

Ne kadar da cesaret verici değil mi? Kimilerine göre garsonluk veya şöförlük yazarlıktan daha reel bir meslek. İş yazmaya gelince bunun boş bir çaba gibi kabul edilmesi her tarafımızı çevreleyen interneti, yüz binlerce kitabı, medya içeriklerini, reklamları, binlerce film ve belgeseli görmezden gelmektir. Bizi kuşatan herşeyin arka planını yazan insanlar var! Onlar gerçek! Varlar, yaşıyorlar ve kazanıyorlar!

7. ‘Senin kalemin iyidir, şu dilekçeyi de yazar mısın’.

Desteğiniz için teşekkürler. Elektrik dairesine yazılacak olan bu dilekçe yazar adayımız için gerçekten harika bir antrenman olacak. Yazmanın ne olduğunu anlamak için belki de daha çok okumamız gerekiyor. Ne dersiniz?..

DİĞER HABERLER

TİYATRO ÜZERİNE
15 Şubat 2019
18:00
Sabahattin Kudret Aksal'ın Tiyatro Dili
Sabahattin Kudret Aksal'ın Tiyatro dili, bir Tiyatro yazarı olarak, çok ilgilendirdi beni. Daha önce çeşitli sahnelerde seyrettim oyunlarını okurken, kendimi, onun şiir dünyasında buldum. Geniş, engin, derinliği olan, tadı insanı saran bir dünyaydı bu.
TİYATRO ÜZERİNE
30 Mart 2018
16:00
Absürd Tiyatroya Kısa Bir Bakış
Klasik tiyatro kalıplarını yıkan ve uyumsuz olarak da adlandırılan absürd tiyatro, gerçeklikten uzaklığı ve mantıksızlığı ile tiyatro tarihinde yerini bulmuştur. Giriş, gelişme ve sonuç gibi belli oyun düzeni çerçevesinin dışına çıkan, alışılagelmiş oyun mantığını benimsemeyen absürd tiyatroda, zaman - mekan gerçekliğini yitirir. Kendine özgü üslubu ve kişiliği olan absürd tiyatronun, aksine belirli ilke ve kuralları da yoktur. Yazımızda, “pek çok eleştiri ve yorumları da beraberinde getiren absürd tiyatro, Türkiye’de nasıl karşılanmıştır?” sorusuna cevap arıyoruz.
TİYATRO ÜZERİNE
27 Mart 2018
14:10
Dünya Tiyatro Günü Nasıl Doğdu?
Uluslararası Tiyatro Enstitüsü kurucularının amacı, UNESCO'nun kültür, eğitim ve sanat konusundaki hedefleri ile uyumlu bir organizasyon inşa etmek ve aynı zamanda dünyadaki tüm performans sanatçılarının statüsünü iyileştirme çabalarına odaklanmaktı. 2018 yılı mesajını yayınlayan ITI bu sene de barış ve kardeşlik temasına yoğunlaşmaktadır.
TİYATRO ÜZERİNE
12 Mart 2018
14:10
Tiyatroda Sahneyi Canlandıran Öğe; Dekor
Var olduğu günden bu yana tiyatro, çeşitli gelişim ve değişimler gösterirken, tiyatronun bütünü içinde yer alan sahne ve dekor da bu ilerlemelerden nasibini fazlasıyla almaya devam ediyor. Tiyatroyu tiyatro yapan unsurlar, geleneksel çizgisinden taşarak modern çağın getirileriyle buluşuyor. Dolayısıyla, geçmişte tiyatro için her yer sahne olabilir düşüncesi yerine, günümüzde sahneyi oluşturan dekorun önemi yadsınamaz bir gerçek. Biz de sizin için temel tasarım yaklaşımlarını derlediğimiz bir yazı hazırladık. 
TİYATRO ÜZERİNE
06 Şubat 2018
23:45
Yaratıcı yazarlığa adım atanların duymaktan usandığı 7 cümle
Yazarlık eğitimine başlama kararı almak başlı başına bir cesaret işiyken yol üstünde çıkan bir çok engel insanın hevesini kırabilir. Bu yolda ısrarcı olmak, çalışmak ve sürekli üretmek, yılmadan hedefe doğru ilerlemek iyi gelecektir.
TİYATRO ÜZERİNE
08 Şubat 2018
18:30
Yeni başlayanlar için tiyatro metni yazımı | Birinci Bölüm
Bin yıllardan bu yana sürdürülen tiyatro geleneği çağın getirdiği yeniliklerle kendini sürekli geliştiriyor. Yeni yazarların gelişen teknolojiyi tanıması çok önemli. Bunun yanı sıra tiyatroyu meydana getiren tüm unsurları da bilmek ve üretilecek tiyatro metninin hangi değişkenlere göre tasarlanacağını iyi hesaplamak gerekiyor.
TİYATRO ÜZERİNE
06 Şubat 2018
14:15
Bertolt Brecht ile tiyatro üzerine konuşmalar
Diyelim ki, bir ayrılık sahnesini oynamaları gerek. Ne yapıyorlar? Ayrılık sahnesi kişisinin ruhsal durumunu takınıyorlar, seyirciyi de bu havaya sokmağa çalışıyorlar. Sonunda, gösteri başarılı da olsa, kimse birşey görmüyor, birşey anlamıyor; herbirinin kendi anıları oluyor çok çok; kısacası herbiri duyuyor ama hissetmiyor.
TİYATRO ÜZERİNE
29 Kasım 2017
14:00
Bertolt Brecht'in oyuncuya ve tiyatroya yaklaşımı
Tiyatronun öğretici ödevinin yanı sıra, seyircinin beğenisi de gözetilmelidir. Brecht'in sahneye koyduğu oyunlarda, ilk gece, küçük ayrıntılar gözden kaçabilir. Ama bu oyunların onuncu gösterisinde bile, seyirci yeni yeni şeylerle karşılaşır.
TİYATRO ÜZERİNE
26 Ocak 2018
15:00
Tiyatroyu Niçin Severim?
Zamanının en ünlü tiyatro oyuncusu, sinema aktörü ve pandomim sanatçısı Jean Louis Barrault'un 1967 yılında kaleme aldığı benzersiz tarifler içeren yazısında tiyatronun sanattan çok hayat olduğu vurgusu ön plana çıkıyor.