18 Ocak 2018
10:15

HABER

Yılın en iddialı oyunu Gog Zorlu PSM'de gala yapıyor

Giovanni Papini'nin başyapıtından uyarlanan Gog tiyatro oyunu 23 Ocak Salı akşamı Zorlu PSM Drama Sahnesinde izleyiciyle buluşuyor.

İtalyan yazar Giovanni Papini’nin başyapıtı Gog, Betül Odabaşı Törk’ün uyarlamasıyla dünyada ilk kez tiyatro sahnesine taşındı. Hayatımızda asla bir arada göremeyeceğimiz, tanıdığımızı sandığımız ilginç karakterleri bir araya getiren Gog, bize onları farklı yüzleriyle yeniden tanıtma çabasında.

Giovannin Papini'nin baş yapıtından dünyada ilk kez tiyatro sahnesine

Gog... Bir delinin tımarhane günlükleri... Belki de bir budalanın kendi kabalığından, içindeki yabani ormandan kaçış serüveni..

Papinni kitapta, yolunu kaybetmiş olan Gog’u okuyucunun önüne paldır küldür sürer. Okudukça onu takip ederiz ve zannederiz ki yol bir yerde düze çıkacak. Tüm kayboluşlar sona erecek. Oysa Gog hezeyanlarından kurtulamaz, okuyucuyu da dinmeyen gri bir can sıkıntısının içine çekerek sonunda derin bir uçurumun kenarında yapayalnız bırakır.. İşte tam bu noktada Gog’u eleştirmeye başlarız. Çünkü biliriz ki her insan hayatı yaşayarak öğrenir. Ve her insanın kendi hayatı kendi biricik gerçeğidir.

Gog, 19. ve 20. yy’ın birçok siyasetçi, sanatçı, bilim insanıyla konuşurken pek çoğunun sırrını da öğrenir. Bunlar gerçek hayatla birebir örtüşür mü örtüşmez mi tartışılsa da ortaya çıkan sırlar bizim içimizde taşıdığımız küçük ama ağır can sıkıntılarının bir nevi itirafı hükmündedir.

Gog pek çok düşünüre biraz hayranlık, biraz kızgınlık, çokça da nefretle yaklaşır. Çünkü onlar Gog’a umut verip bu umudu bir anda karabasana çeviren kimselerdir. Biz de Gog’ la birlikte roman boyunca varlık ile yokluk, ümit ile ümitsizlik, can sıkıntısı ve huzur arasında git geller yaşarız. Ve biliriz ki onun bocalaması bizim kendi düşkünlüklerimizin cesur ifadesinden başka bir şey değildir.

Canı sıkılan sadece Gog değil, benliğini pohpohlayan, kafasının içindeki sesten başkasını dinlemeyen, küçük mızmız bir çocukmuşçasına oyalanmayı, avutulmayı ve şımartılmayı bekleyen günümüz insanıdır. Gog bu yönüyle bugünün ve hatta yarının insanına bir ayna tutmaktadır. Ancak ayna da kırılır. Aynayı kırmaya cesaret edip kendisiyle yüzleşen, belki de can sıkıntısından kurtulup yeni bir hayata başlamaya hak kazanır, kim bilir?

Gog, kişisel tarihinize bir katkı sunarken onunla birlikte girdiğiniz serüven boyunca kendi içinizde kaybolduğunuz mağaradan sizi alıp ıssız bir adaya çıkaracak.

Ve kitabı her okuduğunda ayrı tat alan okur, oyunu her seyredişinde farklı şeyi görebilen seyirciye dönüşecek.

Oyun Hakkında

Gog’un psikolojisini roman boyunca anlamaya çalışırken yapbozun bir parçası hep eksik kalır. Oyunu uyarlayanın ise bu eksik parçayı bulduğunu görüyoruz. Kitabın sonuna kadar “neden” sorusunu sorup cevap alamayan okuyucu, oyunda bu cevabı bulacak. Gog, hayatımızda asla bir arada göremeyeceğimiz, tanıdığımızı sandığımız insanları bir araya getirerek bize onları farklı yüzleriyle yeniden tanıtan bir görsel şölen.. Romandan yola çıkan oyun, romandaki sözcüklerin ardındaki gizin peşine düşerek hakikate varmaya çalışıyor. Bunu yaparken de insanın var oluş gerçeğinden ödün vermiyor.. Oyun insana bu dünyada ölümlü olduğu gerçeğini hatırlatarak onu uyanık tutmaya çalışırken var oluşun anlamını yeni bir hayatın düşünü kuran Gog’la sorgular. Oyundaki tüm karakterler, kişisel hikayelerini anlatırken bir noktada birbirlerine yansırlar ve izleyici oyunu izlerken edebiyatı, bilimi, tiyatroyu, resmi, müziği, güzelliği sorgulamaya başlar.. Bu deneyim izleyiciyi bir üste taşıyarak kendi kişisel yaşam öyküsü üzerinde düşünmesini sağlar.. Oyun, Gog’un taşıdığı can sıkıntısını anlamanın bir adım ötesine geçerek buna çareler arar.. Gog’un içinde taşımaktan yorulduğu, gökyüzüne bakarken, konuşurken, yutkunurken bile ben buradayım diye kendini hatırlatan buhran, oyunda özümlenerek mantıklı bir sonuca kavuşur. Oyun boyunca Gog’un ehlileşmesine ve bu süreçteki deneyimlere şahit olurken onunla birikte deliliğin sınırlarında gezeriz. Oyunun sonunda izleyiciler aslında Gog’la aynı ağaçtan düştüğünün farkına varacak ve oyunu yeniden izlemek isteyecek.

Detaylar için tıklayın.

DİĞER HABERLER

HABER
11 Şubat 2019
16:45
Oyunculuk Eğitimleri Başladı
Akademimiz "360 derece tiyatro" anlayışıyla eğitimlerine başladı. İlk basamak olarak oyunculuk eğitimiyle start alan akademimizde yazarlık ve dramaturjinin yanı sıra sahne, kostüm, ses, ışık, kukla ve maske tasarımı gibi alt dallara da yer açılması planlanıyor. Akademide, özel bir programla bu yıl ilk kez başlatılan eğitimlerin ilk aşamasının 5 ayda tamamlanması planlanırken, sanatın toplumsal yönüne ağırlık veren, her türlü ayrımcılığa karşı duran ve tiyatroyu bir meslek olarak gören sanatçıların yetişmesini hedefleniyor.
HABER
11 Şubat 2019
12:15
Babaannemin Çantası Çocuk Oyunumuza En İyi Yapım Ödülü
Geçtiğimiz yıl Direklerarası Seyircileri'nin düzenlediği ödül töreninde en iyi çocuk oyunları kategorisinde Babaannemin Çantası isimli çocuk oyunumuz en iyi çocuk tiyatrosu yapımı ödülünü aldı. Aile içi iletişim, okuma sevgisi ve dayanışma temalı oyunun gösterimleri İstanbul'da bu sezon da devam ediyor.
HABER
01 Ekim 2018
16:00
Yeni Sezonun yeni oyunu Tatar Çölü
Zaman geçer.. Fakat bir insan ne kadar bekleyebilir? Bir umudu, bir aşkı, hatta tıpkı Drogo gibi kuzeyden gelebilecek bir düşmanı, yaklaşan savaşın sonundaki muhtemel zafer çığlıklarını ve kahramanlık düşlerini ne kadar bekler? Beklemenin bir sonu, bir sınırı var mıdır? Peki Giovanni Drogo, Bastiani Kalesi’nde koyu bordo pelerinini savururken ya da umutla kuzeyi gözlerken gerçekten mutlu mudur? Hayatını Bastiani Kalesi’ne cidden adamış mıdır? Sabırlı mıdır mesela? Sıradan mıdır? Yoksa sıradanlığın ötesine çoktan geçmiş de oradan Maria’ya ve bize acı bir gülümseyişle bakmakta mıdır?
HABER
18 Ocak 2018
10:15
Yılın en iddialı oyunu Gog Zorlu PSM'de gala yapıyor
İtalyan yazar Giovanni Papini’nin başyapıtı Gog, Betül Odabaşı Törk’ün uyarlamasıyla dünyada ilk kez tiyatro sahnesine taşındı. Hayatımızda asla bir arada göremeyeceğimiz, tanıdığımızı sandığımız ilginç karakterleri bir araya getiren Gog, bize onları farklı yüzleriyle yeniden tanıtma çabasında.
HABER
19 Ocak 2018
18:25
Türkiye'de tiyatro alanında ilk vakıf kuruluşu
Sağlıklı bir toplum, sanatın her dalı için öğrenme alanlarına ve uygulama merkezlerine ihtiyaç duyar. Tiyatral Sanatlar Akademisi Vakfı, tiyatro sanatlarında değerli deneyimler içeren, fiziki altyapısıyla tiyatronun tüm alt dallarında nitelikli eğitim vermeyi hedefleyen ve sürekli üreten yepyeni bir sanat merkezi.