30 Mart 2018
16:00

TİYATRO ÜZERİNE

Absürd Tiyatroya Kısa Bir Bakış

Yenilikçi, farklı ve sıra dışı oyun mantığıyla hareket eden absürd tiyatro, 19. yüzyıl ortalarında ilk olarak Fransa’da gelişim gösterse de zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. İkinci dünya savaşının etkisiyle yön bulan bu akım, tiyatrodaki alışılagelmiş tüm düzeni, akılcılığı, kurgusal ve anlamsal yapıyı da reddetmesiyle dikkat çekmektedir.

Klasik tiyatro kalıplarını yıkan ve uyumsuz olarak da adlandırılan absürd tiyatro, gerçeklikten uzaklığı ve mantıksızlığı ile tiyatro tarihinde yerini bulmuştur. Giriş, gelişme ve sonuç gibi belli oyun düzeni çerçevesinin dışına çıkan, alışılagelmiş oyun mantığını benimsemeyen absürd tiyatroda, zaman - mekan gerçekliğini yitirir. Kendine özgü üslubu ve kişiliği olan absürd tiyatronun, aksine belirli ilke ve kuralları da yoktur. Yazımızda, “pek çok eleştiri ve yorumları da beraberinde getiren absürd tiyatro, Türkiye’de nasıl karşılanmıştır?” sorusuna cevap arıyoruz.

Absürd Tiyatronun Mantığı; Bilinçli Mantıksızlık

Güvensizlik, korku, kaygı, iletişimsizlik, umutsuzluk, hayatın anlamsızlığı ve yabancılaşma gibi çeşitli toplumsal ve benlik problemlerini konu alan absürd tiyatroda mantık değil, sezgiler vardır. Geleneksel tiyatro oyun yapısını bilinçli şekilde reddederek belirli bir kalıba sokmadan sorunları izleyiciye sunar, ancak bir çözüm getirme kaygısı yoktur. Bu durumda izleyici kendi varsayım ve yorumlamalarıyla sunulanı değerlendirebilmektedir.

Absürd tiyatroda öyküsel bir yapı olmadığı gibi, olaylar arası bir bağ ve konuyla alakalı bir dekor da bulunmayabilir. Bolca çelişki, ironi ve gerçeklikle uyumsuzluk söz konusudur. Diyaloglarda, olay örgüsünde, dekorda ve kısacası tüm oyunda çeşitli absürtlükler görmek mümkündür.

“Hiçbir şey, hiçten daha gerçek değildir” (Samuel Beckett)

Absürd tiyatro denilince akla gelen isimlerin başında Samuel Beckett bulunmaktadır. İlk kez 1953’te sahnelenmeye başlayan Godot’yu Beklerken isimli oyunu da absürd tiyatronun önemli bir örneği niteliğindedir. Oyun, sahnelendiği ilk günden itibaren büyük ses getirmiş, çeşitli eleştiri ve yorumlara sebep olmuştur. Günümüz dünyasında korkular, yabancılaşma, iletişimsizlik, dünyanın anlamsızlığı gibi sorunların hala dile getiriliyor olması nedeniyle de Godot’yu Beklerken, hem tartışılan hem de sahnelenmeye devam eden oyunlar arasında yerini almaktadır.

Perdenin açılışından kapanışına kadar geçen süre içinde iki kişinin Godot'yu kaygılı fakat yine de umutlu şekilde beklemelerini konu alan oyunda, vaatlerin yerine gelmediği, umutların boşa çıktığı görülmektedir. Sonuç olarak Godot gelmez. Absürd tiyatroda trajik olaylar aynı zamanda gülünç bulunur ve kişilerin içinde bulundukları çaresizlik ve trajik durumlar da gülünçleşmektedir.  

“Fakat anlama duyulan bu ilgisizlik içinde, bu anlam arayışı da nedir?” (Samuel Beckett)

Samuel Beckett gibi Harold Pinter, Eugene Ionesco, Arthur Adamov ve Jean Genet de absürd tiyatrodan etkilenen isimler arasında yer almışlardır. Kuşkusuz oyun yazmasa da, hikaye ve yazılarında okuyucuları farklı gerçekliklerle buluşturan, Franz Kafka da absürd tiyatroyu yönlendiren yazarlar arasında bulunmaktadır. 1915’te yayınlanan “Dönüşüm” eserinde Kafka, kişinin kendiyle ve yarattığı düşle karışık karabasanlarla güvensizlik ortamında yaşadığı dünyayı yansıtmaktadır. Öyle ki hikayenin kahramanı, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş halde bulmaktadır.

Samuel Beckett’in bir diğer eseri “Mutlu Günler” de ise, oyunun kahramanı Winnie üzerinden, aslında insanlığın günden güne toprağa gömüldüğü, yaşlandığı, yavaş yavaş ölüme yaklaştığı gerçeğine değinilmektedir. Oyunun başında belden aşağısı toprağa gömülü olan Winnie, son bölümde boynuna kadar toprağa gömülü haldedir. Ancak burada absürd olan, bu duruma fazlasıyla kayıtsız oluşu, gevezeliği ve kocasının da onun bulunduğu durumu fark etmemesi ve müdahale etmemesidir.

Absürd Tiyatronun Türkiye’deki Yeri

Türkiye, batılı tiyatro ile Tanzimat döneminde tanışmıştır ve oyunlar da bu yönde gelişim göstermiştir. Öyle ki 1980’lere kadar geleneksel Türk tiyatrosundan çok, batı tiyatrosunda bulunan epik, absürd ve politik tiyatro akımları, Türkiye’de daha çok varlık göstermiştir.

Belli düzen ve yapısal özellikleri olan klasik tiyatronun genel geçer kalıplarını yıkan absürd tiyatronun, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 2. Dünya Savaşı sonunda yaşanan problemlerin süregelmesiyle geliştiği görülmektedir. Melih Cevdet Anday, Haldun Taner, Adalet Ağaoğlu, Güngör Dilmen, Memet Baydur, Aziz Nesin, Sermet Çağan ve Oktay Rıfat gibi yazarlar absürd tiyatro akımından etkilenerek bu yönde eserler üretmişlerdir.

İlk olarak Ankara Sanat Tiyatrosu’nda 1963 yılında sahnelenen Godot’yu Beklerken ve eserin yazarı Samuel Beckett, Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştır ve pek çok yazara, aynı zamanda esere etki etmiştir. Cahit Atay'ın Godot’yu Beklemezken adlı eseri bunlardan biridir.

Türk tiyatrosunda Güngör Dilmen'in “Canlı Maymun Lokantası” adlı eseri bu türün en dikkat çeken örneklerinden biridir. İlk karşılaşıldığı dönemlerde, yenilik açısından dikkat çekse de absürd tiyatro, olayların ardından biçimlenen derin anlamın anlaşılmadığı yada yanlış anlaşıldığı, oyundan kopulduğu ve konunun havada kalıp seyirciye ulaşmadığı kaygısıyla eleştirilmiştir. Önceleri anlam ve kavram kargaşası açısından olumsuz değerlendirilen absürd tiyatro, günümüz şartlarında iletişimsizlik, duyarsızlaşma, yabancılaşma, umarsızlık, toplumsal sorunlar, korku ve güvensizlik gibi ortak problemlerin yaygınlaşmasıyla zamanla daha çok ilgi görmüştür.

Tuba Parlak

DİĞER HABERLER

TİYATRO ÜZERİNE
15 Şubat 2019
18:00
Sabahattin Kudret Aksal'ın Tiyatro Dili
Sabahattin Kudret Aksal'ın Tiyatro dili, bir Tiyatro yazarı olarak, çok ilgilendirdi beni. Daha önce çeşitli sahnelerde seyrettim oyunlarını okurken, kendimi, onun şiir dünyasında buldum. Geniş, engin, derinliği olan, tadı insanı saran bir dünyaydı bu.
TİYATRO ÜZERİNE
30 Mart 2018
16:00
Absürd Tiyatroya Kısa Bir Bakış
Klasik tiyatro kalıplarını yıkan ve uyumsuz olarak da adlandırılan absürd tiyatro, gerçeklikten uzaklığı ve mantıksızlığı ile tiyatro tarihinde yerini bulmuştur. Giriş, gelişme ve sonuç gibi belli oyun düzeni çerçevesinin dışına çıkan, alışılagelmiş oyun mantığını benimsemeyen absürd tiyatroda, zaman - mekan gerçekliğini yitirir. Kendine özgü üslubu ve kişiliği olan absürd tiyatronun, aksine belirli ilke ve kuralları da yoktur. Yazımızda, “pek çok eleştiri ve yorumları da beraberinde getiren absürd tiyatro, Türkiye’de nasıl karşılanmıştır?” sorusuna cevap arıyoruz.
TİYATRO ÜZERİNE
27 Mart 2018
14:10
Dünya Tiyatro Günü Nasıl Doğdu?
Uluslararası Tiyatro Enstitüsü kurucularının amacı, UNESCO'nun kültür, eğitim ve sanat konusundaki hedefleri ile uyumlu bir organizasyon inşa etmek ve aynı zamanda dünyadaki tüm performans sanatçılarının statüsünü iyileştirme çabalarına odaklanmaktı. 2018 yılı mesajını yayınlayan ITI bu sene de barış ve kardeşlik temasına yoğunlaşmaktadır.
TİYATRO ÜZERİNE
12 Mart 2018
14:10
Tiyatroda Sahneyi Canlandıran Öğe; Dekor
Var olduğu günden bu yana tiyatro, çeşitli gelişim ve değişimler gösterirken, tiyatronun bütünü içinde yer alan sahne ve dekor da bu ilerlemelerden nasibini fazlasıyla almaya devam ediyor. Tiyatroyu tiyatro yapan unsurlar, geleneksel çizgisinden taşarak modern çağın getirileriyle buluşuyor. Dolayısıyla, geçmişte tiyatro için her yer sahne olabilir düşüncesi yerine, günümüzde sahneyi oluşturan dekorun önemi yadsınamaz bir gerçek. Biz de sizin için temel tasarım yaklaşımlarını derlediğimiz bir yazı hazırladık. 
TİYATRO ÜZERİNE
06 Şubat 2018
23:45
Yaratıcı yazarlığa adım atanların duymaktan usandığı 7 cümle
Yazarlık eğitimine başlama kararı almak başlı başına bir cesaret işiyken yol üstünde çıkan bir çok engel insanın hevesini kırabilir. Bu yolda ısrarcı olmak, çalışmak ve sürekli üretmek, yılmadan hedefe doğru ilerlemek iyi gelecektir.
TİYATRO ÜZERİNE
08 Şubat 2018
18:30
Yeni başlayanlar için tiyatro metni yazımı | Birinci Bölüm
Bin yıllardan bu yana sürdürülen tiyatro geleneği çağın getirdiği yeniliklerle kendini sürekli geliştiriyor. Yeni yazarların gelişen teknolojiyi tanıması çok önemli. Bunun yanı sıra tiyatroyu meydana getiren tüm unsurları da bilmek ve üretilecek tiyatro metninin hangi değişkenlere göre tasarlanacağını iyi hesaplamak gerekiyor.
TİYATRO ÜZERİNE
06 Şubat 2018
14:15
Bertolt Brecht ile tiyatro üzerine konuşmalar
Diyelim ki, bir ayrılık sahnesini oynamaları gerek. Ne yapıyorlar? Ayrılık sahnesi kişisinin ruhsal durumunu takınıyorlar, seyirciyi de bu havaya sokmağa çalışıyorlar. Sonunda, gösteri başarılı da olsa, kimse birşey görmüyor, birşey anlamıyor; herbirinin kendi anıları oluyor çok çok; kısacası herbiri duyuyor ama hissetmiyor.
TİYATRO ÜZERİNE
29 Kasım 2017
14:00
Bertolt Brecht'in oyuncuya ve tiyatroya yaklaşımı
Tiyatronun öğretici ödevinin yanı sıra, seyircinin beğenisi de gözetilmelidir. Brecht'in sahneye koyduğu oyunlarda, ilk gece, küçük ayrıntılar gözden kaçabilir. Ama bu oyunların onuncu gösterisinde bile, seyirci yeni yeni şeylerle karşılaşır.
TİYATRO ÜZERİNE
26 Ocak 2018
15:00
Tiyatroyu Niçin Severim?
Zamanının en ünlü tiyatro oyuncusu, sinema aktörü ve pandomim sanatçısı Jean Louis Barrault'un 1967 yılında kaleme aldığı benzersiz tarifler içeren yazısında tiyatronun sanattan çok hayat olduğu vurgusu ön plana çıkıyor.